Kardeş Kıskançlığı Nedir?
Kardeş ilişkisi, çocuğun hayatındaki ilk ve en uzun süreli ilişkilerden biridir. Çocuklar kardeşleriyle birlikte paylaşmayı, işbirliği yapmayı, anlaşmazlık yaşamayı ve duygularını yönetmeyi öğrenirler. Bu nedenle kardeşlik, sosyal ve duygusal gelişim üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.
Kardeşler arasında zaman zaman kıskançlık yaşanması ise oldukça doğaldır. Kıskançlık, her insanın hissedebileceği bir duygudur. Özellikle aileye yeni bir bebeğin katılmasıyla birlikte büyük çocuk, anne ve babasının ilgisinin azaldığını düşünebilir. Bu durum çocuğun kendisini kardeşiyle kıyaslamasına ve "Artık beni eskisi kadar sevmiyorlar" gibi düşünceler geliştirmesine neden olabilir.
Bu nedenle kardeş kıskançlığının temelinde çoğu zaman kardeşe duyulan öfkeden çok, sevilen kişiyi kaybetme korkusu ve ilgi ihtiyacı yer alır.
Çocuklar Kardeşlerini Neden Kıskanır?
Özellikle okul öncesi dönemde çocuklar, aile içindeki yerlerine ve ebeveynlerinin ilgisine karşı oldukça hassastırlar. Bu dönemde yaşanan değişimleri çoğu zaman kendi bakış açılarıyla yorumlarlar. Aileye yeni bir bebeğin katılmasıyla birlikte anne ve babanın zamanının ve ilgisinin paylaşılması, bazı çocuklarda kaygı ve kıskançlık duygularını ortaya çıkarabilir.
Yapılan çalışmalar, kardeş kıskançlığının çoğu zaman kardeş doğduktan sonra değil, çocuğun kardeşinin olacağını öğrendiği dönemden itibaren artmaya başladığını göstermektedir. Bu durum, çocuğun aile içindeki yerinin değişeceğine dair kaygılar yaşamaya başlamasıyla ilişkili olabilir.
Kardeş kıskançlığının en sık büyük çocuklarda görüldüğü ve özellikle bebeğin yoğun ilgi gerektirdiği dönemlerde daha belirgin hale gelebildiği bilinmektedir. Çocuğun yeterince ilgi görmediğini düşünmesi, ebeveynlerin yorgunluğu ve anne-baba tutumlarındaki tutarsızlıklar da kıskançlık duygularını artırabilmektedir.
Ayrıca kardeş kıskançlığının ortaya çıkmasında birçok farklı etken rol oynayabilmektedir. Büyük çocuktan yaşına uygun olmayan beklentilerde bulunulması bu duyguyu artırabilirken, kardeşler arasındaki yaş farkının daha fazla olması kıskançlığın daha az görülmesine katkı sağlayabilmektedir. Çocuğun duygularını düzenleyebilme becerisi ve ebeveynleriyle kurduğu güvenli ilişki ise bu süreçte koruyucu bir rol oynayabilmektedir. Bunun yanında kardeşler arasında yaşanan yoğun çatışmaların ve zorbalığın çocukların duygusal iyi oluşunu olumsuz etkileyebileceği de bilinmektedir.
Kardeş Kıskançlığı Nasıl Görünür?
Kardeş kıskançlığı her zaman açık şekilde ifade edilmez. Çocuklar çoğu zaman "Kardeşimi kıskanıyorum" demez, bunun yerine duygularını davranışlarıyla göstermeye çalışırlar.
Kardeş kıskançlığı yaşayan çocuklarda şu davranışlar görülebilir:
• Yatak ıslatma veya altına kaçırma
• Parmak emme, bebek gibi konuşma gibi daha küçük yaşlara ait davranışların yeniden ortaya çıkması
• Daha önce kendi başına yapabildiği işleri anne veya babasının yapmasını isteme • Sık sık "Beni seviyor musunuz?" ya da "Hangimizi daha çok seviyorsunuz?" gibi sorular sorma
• Öfke nöbetleri, huzursuzluk, vurma veya saldırgan davranışlar
• Uyku düzeninde bozulmalar
• Yemek düzeninde değişiklikler
• Tırnak yeme veya kekeleme gibi davranışların başlaması ya da artması • Karın ağrısı, baş ağrısı gibi fiziksel bir neden bulunamayan şikâyetler • Sessizleşme, içe kapanma veya artık sevilmediğini düşünme
• Yeni gelen kardeşi yok sayma ya da onunla ilgilenmek istememe • Annenin bebekle ilgilenmesini engellemeye çalışma
• Kardeşe karşı öfkeyi açık şekilde gösterme
Birçok ebeveyn büyük çocuğun kardeşine zarar vermesinden korkar. Oysa çoğu zaman amaç zarar vermek değil, yaşadığı yoğun duyguyu ifade etmektir. Kıskançlıkla nasıl baş edeceğini henüz bilemeyen çocuk, yaşadığı kaygı, öfke ve üzüntüyü bu tür davranışlarla dışa vurabilir. Bu nedenle davranışın kendisine değil, davranışın altında yatan duyguya odaklanmak önemlidir.
Ebeveynler Hangi Hataları Fark Etmeden Yapabiliyor?
Bazı iyi niyetli ebeveyn tutumları da kardeş kıskançlığını artırabilmektedir. Çocukları birbirleriyle karşılaştırmak, büyük çocuktan yaşına uygun olmayan bir olgunluk beklemek, "Sen ablasın/abisin, idare etmelisin" gibi ifadeler kullanmak ya da kıskançlık duygusunu görmezden gelmek çocukta anlaşılmadığı hissini güçlendirebilir. Çocuğun duygularını yargılamadan kabul etmek ve her iki çocuğa da bireysel zaman ayırabilmek bu sürecin daha sağlıklı ilerlemesine yardımcı olur. Kıskançlık duygusunun varlığını kabul etmek, onu görmezden gelmekten ya da bastırmaya çalışmaktan daha işlevsel bir yaklaşımdır.
KAYNAKÇA
Adler, A. (2001). İnsanı tanıma sanatı (K. Şipal, Çev.). Say Yayınları.
Bowlby, J. (1998). A secure base: Parent-child attachment and healthy child development (S. Güneri, Çev.). Psikoterapi Enstitüsü.
Bowes, L., Maughan, B., Caspi, A., Moffitt, T. E., & Arseneault, L. (2010). Families promote emotional and behavioural resilience to bullying: Evidence of an environmental effect. Journal of Child Psychology and Psychiatry, 51(7), 809–817.
Bowling, A. (2014). Research methods in health: Investigating health and health services (4th ed.). McGraw-Hill Education.
Cicirelli, V. G. (1994). Sibling relationships in cross-cultural perspective. Journal of Marriage and the Family, 56(1), 7–20.
Kiselica, M. S., & Morrill-Richards, M. (2007). Sibling maltreatment: The forgotten abuse. Journal of Counseling & Development, 85(2), 148–160.
Kolak, A. M., & Volling, B. L. (2010). Sibling jealousy in early childhood: Longitudinal links to sibling relationship quality. Infant and Child Development, 20(2), 213–226.
Shulman, B. H., & Mosak, H. H. (1977). Birth order and ordinal position: Two Adlerian views. The Journal of Individual Psychology, 33(1), 114–121.
Ülker, H., & Atlıakın, M. (2004, Temmuz 19). Kardeş kıskançlığı.
http://www.bsm.gov.tr/ruhsagligi/kiskanclik.asp?sira=1
Whipple, E. E., & Finton, S. E. (1995). Psychological maltreatment by siblings: An unrecognized form of abuse. Child and Adolescent Social Work Journal, 12(2), 135–146.
Yavuzer, H. (1996). Çocuk psikolojisi (13. bs.). Remzi Kitabevi.
Yavuzer, H. (2018). Ana-baba ve çocuk. Remzi Kitabevi.