İNTİHAR RİSKİNİ ANLAMAK Tek Bir Risk Profili Var mı
Uzman Klinik Psikolog Z. Bengisu Çetin Eylül 07, 2026 213 0

 

Türkiye’de kaba intihar hızı son 20 yılda artmıştır (Türkiye İstatistik Kurumu, 2026). Bu durumu engellemenin en iyi yolu henüz intihar eylemi gerçekleşmeden, intihara eğilimi fark ederek önlem alabilmektir.

 

İntihar tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmaşık bir olgudur. Biyolojik, psikolojik, sosyal ve çevresel birçok etken intihar riskinin ortaya çıkmasında rol alabilir. Toplumumuzda intihar riski son 20 yıllık verilere bakıldığında oransal olarak artış göstermektedir (TÜİK, 2026). Bu nedenle toplumun risk faktörlerine karşı duyarlılığının artması intihar riskini azaltmak adına önem teşkil etmektedir. Riski arttırabilecek faktörleri önceden tanıyarak koruyucu ruh sağlığı bakış açısıyla bilinçlenmek toplum sağlığı için faydalı olabilir.

 

Son yıllarda yapılan çalışmalar intihar riskini tek bir profil üzerinden değerlendirmek yerine farklı risk faktörlerinin oluşturduğu örüntüyü kavramak adınadır. JAMA Psychiatry’ de yayımlanan 2024 tarihli bir çalışmada intihar sonucundan hayatını kaybeden bireylerin verileri incelenerek beş farklı risk örüntüsü tanımlanmıştır. Bu verileri destekleyen Türkiye çalışmaları da bulunmaktadır (Işık ve ark., 2016; Börk ve ark. 2021).

 

1. Ruh sağlığı ve madde kullanım sorunlarının birlikte görüldüğü profil (%13,5)

Depresif duygudurum, geçmiş veya mevcut ruh sağlığı tedavisi ve daha önce intihar girişiminde bulunmuş olma bu profilde belirgindir. Xiao ve arkadaşlarının çalışmasında bu gruptaki kişilerin %98,7’sinde bilinen bir ruh sağlığı sorunu, %40,5’inde ise önceki intihar girişimi bildirilmiştir. Türkiye’deki çalışmalar da psikiyatrik belirtiler ile önceki intihar girişimlerinin önemine dikkat çekmektedir. Dicle Üniversitesi’nde intihar girişimi sonrasında değerlendirilen 106 kişiyle yapılan çalışmada; önceki intihar girişimi, ailede intihar öyküsü, depresyonla birlikte şiddetli umutsuzluk ve eşlik eden anksiyete belirtileri tekrarlayan girişimlerle ilişkili faktörler arasında bulunmuştur (Işık ve ark., 2016).

2. Ruh sağlığı sorunlarının ön planda olduğu profil (%17,6)

Bu profilde ruh sağlığı sorunları belirginken madde kullanımı ilk gruba göre daha düşüktür. Çalışmada bu grubun %98,8’inde bilinen ruh sağlığı sorunları bulunurken, ölüm sırasında %80,5’inde incelenen maddelerden hiçbirinin saptanmadığı bildirilmiştir. Bu bulgu, intihar riskinin madde kullanımının eşlik etmediği ruhsal sorunlarda da değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Türkiye verilerini inceleyen çalışmalar da depresyon, umutsuzluk, anksiyete ve uyku sorunları gibi psikolojik belirtilerin intihar davranışıyla ilişkili olabileceğine işaret etmektedir (Işık ve ark., 2016).

3. Kriz, alkol kullanımı ve yakın ilişki sorunlarının ön planda olduğu profil (%18)

Bu grupta yakın zamanda yaşanan krizler, alkolle ilişkili sorunlar ve partner/ilişki sorunları ön plana çıkmaktadır. Dolayısıyla risk değerlendirmesinde yalnızca psikiyatrik tanılara değil, kişinin güncel yaşam koşullarına ve kişilerarası ilişkilerindeki zorlanmalara da dikkat etmek önemlidir. Türkiye ve Avrupa’daki genç Türkiyeli kadınlara ilişkin çalışmaları bir araya getiren sistematik derleme de aile ve eş çatışmaları, sosyal baskılar ve çeşitli psikososyal stresörlerin intihar girişimleri ve intiharlarla ilişkili önemli tetikleyici koşullar arasında yer alabildiğini göstermektedir (van Bergen ve Eylem-Van Bergeijk, 2021). Işık ve arkadaşlarının (2016) Türkiye çalışmasında da son altı ayda yaşanan stresli yaşam olayları önemli risk faktörleri arasında bildirilmiştir.

4. Fiziksel sağlık sorunlarının ön planda olduğu profil (%31,7)

Araştırmadaki en geniş grubu fiziksel sağlık sorunlarının öne çıktığı kişiler oluşturmuştur. Bu profilde bilinen ruh sağlığı sorunları (%13,4) ve önceki intihar girişimleri (%5,7) diğer bazı gruplara kıyasla oldukça düşük düzeydedir. Ayrıca bu grup, intihar niyetini yakın zamanda açıklama oranının en düşük olduğu gruptur (%14,4). Bu bulgu özellikle önemlidir; çünkü intihar riskinin her zaman önceden bilinen bir psikiyatrik öykü ya da açık bir intihar söylemiyle görünür hale gelmeyebileceğini düşündürmektedir (Xiao ve ark., 2024). Türkiye çalışmalarının JAMA çalışmasındaki bu beşli profili birebir doğruladığı söylenemez; ancak Türkiye literatürü de risk değerlendirmesinin tek bir psikiyatrik belirtiye indirgenmemesi gerektiğini desteklemektedir.

5. Çoklu madde kullanım sorunlarının ön planda olduğu profil (%19,2)

Son grupta birden fazla madde kullanımı ve alkolle ilişkili sorunlar belirgindir. Xiao ve arkadaşlarının çalışmasında bu grubun %74,1’inde ölüm sırasında iki veya daha fazla madde saptanırken, bilinen ruh sağlığı sorunlarının oranı ilk gruba göre belirgin biçimde daha düşüktür. Bu durum, madde kullanımının yalnızca bilinen bir psikiyatrik tanının eşlik ettiği durumlarda değil, bağımsız bir risk alanı olarak da değerlendirilmesinin önemini göstermektedir (Xiao ve ark., 2024).

Sonuç

Bu bulguların en önemli mesajlarından biri, intihar riski taşıyan herkesin aynı belirtileri göstermediğidir. Bazı kişilerde ruhsal sorunlar ve önceki girişimler belirginken, bazı kişilerde akut bir yaşam krizi, yakın ilişki çatışmaları, alkol veya madde kullanımı ya da fiziksel sağlık sorunları ön planda olabilir. Türkiye’den elde edilen bulgular da stresli yaşam olayları, ekonomik güçlükler, işsizlik, aile ve ilişki çatışmaları ile çeşitli psikolojik belirtilerin birlikte değerlendirilmesinin önemine işaret etmektedir (Işık ve ark., 2016; van Bergen ve Eylem-Van Bergeijk, 2021). Bu nedenle intiharı önleme çalışmalarında yalnızca “tipik” kabul edilen belirtileri aramak, risk altında olan bazı kişilerin gözden kaçmasına neden olabilir.

Kaynakça

Xiao, Y., Bi, K., Yip, P. S.-F., Cerel, J., Brown, T. T., Peng, Y., Pathak, J., & Mann, J. J. (2024). Decoding suicide decedent profiles and signs of suicidal intent using latent class analysis. JAMA Psychiatry, 81(6), 595–605. https://doi.org/10.1001/jamapsychiatry.2024.0171

Işık, M. ve ark. (2016). The investigation of factors related to suicide attempts in Southeastern Turkey. [PubMed PMID: 26966362].

Türkiye İstatistik Kurumu (2026). Ölüm ve ölüm nedeni istatistikleri, 2025. TÜİK.

Van Bergen, D., & Eylem-Van Bergeijk, O. (2021). Attempted suicide and suicide of young Turkish women in Europe and Turkey: A systematic literature review of characteristics and precipitating factors. PLOS ONE, 16(8), e0253274. https://doi.org/10.1371/journal.pone.0253274

Yorumlar
Yorum Yap