Obsesif Kompulsif Bozukluk ile İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar
Psikolog Aleyna Uçar Mayıs 19, 2026 47 0

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) ya da Takıntı Zorlantı Bozukluğu toplumumuzun en çok bilgi sahibi olduğu psikolojik rahatsızlıklardan bir tanesidir. Kitaplara, dizilere ve filmlere konu olan, internette sık sık adı geçen bu rahatsızlığın popülaritesi ne kadar yüksekse hakkındaki yanlış bilgiler, algılar ve damgalamalar da bir o kadar artmıştır. Kişinin yaşam kalitesini önemli derecede etkileyen OKB hakkında bu yanlış anlamaları düzeltmek büyük önem arz etmektedir. 

Obsesyonlar halk arasında ‘takıntı’ olarak da bilinir. Her düşünceyi obsesyon olarak nitelendiremeyiz. Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı DSM-5’e göre obsesyon; kimi zaman zorla ve istenmeden geliyor gibi yaşanan, çoğu kişide belirgin bir kaygı ya da sıkıntıya neden olan, yineleyici ve sürekli düşünceler, itkiler ya da imgelerdir. Kişi, bu düşüncelere, itkilere ya da imgelere aldırmamaya ya da bunları baskılamaya çalışır ya da bunları başka bir düşünce ya da eylemle yüksüzleştirme girişimlerinde bulunur (Amerikan Psikiyatri Birliği, 2013:129). Kirlenmek, hastalık bulaşması, günaha girme, cinsellik ve birine zarar vermeyle ilgili obsesyonlar sık görülmektedir. 

Zorlantı olarak da bilinen kompulsiyonlar ise kişinin obsesyonuna tepki olarak ya da katı bir biçimde uyulması gereken kurallara göre yapmaya zorlanmış gibi hissettiği yinelemeli davranışlar ya da zihinsel eylemlerdir. Bunlar yaşanan kaygı ya da sıkıntıdan korunma ya da bunları azaltma ya da korkulan bir durumdan sakınma amacıyla yapılır. Gerçekçi değildir, açıkça aşırı düzeydedir (Amerikan Psikiyatri Birliği, 2013). Yıkama, silme, kontrol etme, sayma, tekrarlama, dua etme, biriktirme, düzeltme gibi kompulsiyonlar sık görülmektedir. 

OKB İLE İLGİLİ DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

YANLIŞ: OKB’nin tedavisi yoktur, kişi hayatı boyunca öyle yaşamaya mahkumdur.

DOĞRU: OKB’nin tedavisi mevcuttur. Yapılan araştırmalar en etkili tedavi kombinasyonunun ilaç kullanımıyla birlikte psikoterapi olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bir psikiyatr değerlendirmesiyle birlikte psikolog iş birliği önemlidir. Değişik terapi ekolleri OKB ile çalışmaktadır fakat çalışmalar, en etkili terapi ekollerinden birisinin Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) olduğunu kanıtlamıştır. Tedavi ve iyileşme halinin görülebilmesi için danışanın içgörüye sahip olması, değişim konusunda istekli olması, sosyal destek faktörleri, sosyoekonomik faktörler gibi değişkenler etkili olabilmektedir. 

YANLIŞ: OKB’li birisi yaptığı hareketler sebebiyle uzaktan bile anlaşılabilir.

DOĞRU: OKB’nin birçok alt tipi vardır. Yıkayıcı-temizleyici, kontrolcü alt tiplerinin veya simetromaninin (nesnelerin simetrik, belirli bir örüntüde ve konumda olmasının istenmesi) popülerliği nedeniyle bu tarz yanlış bilgiler ortaya çıkabilmektedir. OKB’li bireyler kompulsiyonlarını gizleyebilir, kompulsiyonları zihinsel olabilir (sayma gibi) ya da hiç kompulsiyonları olmayabilir. 

YANLIŞ: OKB’liler aslında kendilerini kontrol edebilirler ama mükemmeliyetçi oldukları için yapmazlar.

DOĞRU: OKB’nin mükemmeliyetçi ipuçlarını içerdiği doğrudur fakat rahatsızlığı sadece mükemmeliyetçilikle açıklamak mümkün değildir. İstemsiz düşüncelerin (obsesyonların) yoğun bir sıkıntıya yol açmasıi telafi edici davranışlara ve ritüellere (kompulsiyonlara) sebep olur. OKB’li bireyler obsesyonlarına büyük anlamlar atfederler ve gerekli kompulsiyonlarını gerçekleştirmezlerse kötü şeyler olacağını düşünür, çok yoğun bir sıkıntı içerisine girerler. Dolayısıyla OKB, ‘kendine hakim olursan geçer’ denilecek bir rahatsızlık değildir. Bu bireyleri yargılamamak, damgalamamak, destekleyici bir tavırla karşılamak iyileşme süreci için yapabileceğimiz en iyi yöntemdir.

YANLIŞ: OKB yetişkinlerde görülen bir rahatsızlıktır.

DOĞRU: OKB, çocukluk ve ergenlik dönemlerinde de görülebilir. Tedavi edilmediği takdirde yetişkinlik hayatına sarkabilmektedir. Bu nedenle erken tanı ve tedaviye yönlendirme bilincine sahip olmak önemlidir.

YANLIŞ: Birinin aklına istemediği düşünceler geliyorsa OKB’lidir.

DOĞRU: Herkesin aklına istenmeyen düşünceler gelebilir. Bir kişinin aklına istenmeyen bir düşünce gelmesi onu OKB’li yapmaz. Fark, bireylerin istenmeyen düşüncelerini yorumlamaları ve düşüncelerini kontrol etmeye çalışıp takıntı haline getirmeleridir. İnsan düşüncelerini bastırmaya, düşüncelerinden kaçınmaya çalıştıkça aklına daha fazla gelmesine sebep olur. 

YANLIŞ: Titiz ve düzenli insanlar OKB’lidir. 

DOĞRU: Titiz ve düzenli olmak herhangi bir bozukluğun sonucu değil, karakteristik bir özelliktir. Bu şekilde bir genelleme ve etiketleme yapmak doğru değildir. Kirlilik obsesyonu ve temizlik kompulsiyonu OKB’nin alt tiplerinden yalnızca bir tanesidir ve titiz olmaktan daha derin bileşenleri vardır. Bu kişiler temizleme davranışlarından zevk almazlar, aksine yoğun bir sıkıntı ve kaygı içerisindedirler.

KAYNAKÇA

American Psychiatry Association. (2013). Diagnosic and Statistical Manual of Mental Disorders DSM-5. ISBN:9780890425541.

 

Psikolog Aleyna Uçar

 
Yorumlar
Yorum Yap